16. ULUSLAR ARASI ÇEVRE PROJE OLİMPİYATI
|
Renklerimiz, dillerimiz, dinlerimiz farklı olsa da hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz. Ancak dünyadaki su, hava, toprak sınırsız değil. Maalesef insanoğlu bitmeyecek sandığı bu kaynakların değerini, kaybetmeye başladığı zaman anlamıştır. Tehlikenin çok büyük boyutlara geldiği görülmüş ve belirli önlemlerin alınması gereği duyulmuştur. Yaşanılabilir bir dünya için geç kalmadan hepimiz birey olarak üzerimize düşeni yapmalı, gelişmiş bir çevre bilincine sahip olmalıyız. Geleceğimizin teminatı olan siz gençleri böyle duyarlı görmek, beni yarınlar adına umutlandırıyor.
Denizin, atmosferin, toprakların, ormanların tükenmez olmadığını gören insanoğlu, çevre kirliliğinin sınır tanımadığını ve bütün ülkelerin ortak meselesi olduğunu görmüştür. 5 Haziran bütün dünyada ve ülkemizde Dünya Çevre Günü olarak kutlanmaktadır. Aslında çevre; bir gün, bir hafta olarak değerlendirilip gündem oluşturacak bir olgu değildir. Çevre insan hayatının her alanında ve her anında süreklilik arz etmektedir.
Gençlerin bir yıl boyunca hazırlanarak çevre konusuna hassasiyetlerini yansıtan projelerle iştirak ettikleri Çevre Olimpiyatı, gençlere her günün "Çevre Günü" olduğu bilincini yerleştirmeye çalışmaktadır. Geleceğin dünyasının daha yaşanılabilir olması için, bu projelerden bilim kurumlarının fevkalade istifade edip, bu çocuklara sahip çıkarak fırsatlar vereceğini inanıyorum.
Gençlik, insanın en güçlü, en sağlıklı ve en verimli olduğu devredir. Bu sebeple çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Biz çevreye olan duyarlılığımızı yaptığımız çalışmalar ve siz değerli gençlere verdiğimiz desteklerle gösteriyoruz. Çalışmak hayat, düşünmek ışıktır. Bu yarışmaya katılarak çalışmalarını paylaşan bütün çocuklarımızla gurur duyuyoruz. Önemli olan çocuklarımıza çevre kültürü ve çevre bilincini küçük yaşlarda aşılayabilmek; bunu yapabilirsek Türkiye'nin geleceği bugünkünden çok daha güzel olacaktır.
Böyle mükemmel bir organizasyonu tertipleyen başta Fatih Eğitim Kurumlan'nın değerli kurucularını, saygıdeğer hocalarını ve bu projede çalışmalarıyla güzel eserler ortaya koyan sevgili öğrencileri, bu olimpiyatın projelerini inceleyen değerli jüri üyelerini ve bütün çevre dostlarını, kutluyor muvaffakiyetler diliyorum.
Olimpiyat'ta belki yalnızca dereceye girenleri mükâfatlandıracağız ama ben bu projeye katılan tüm katılımcıları yürekten kutluyorum. Bu projede yer alan bütün çocuklarımızın yaptıkları çalışmalar her türlü takdirin üstündedir. Onlar, geleceğin dünyasının parlayan yıldızları olarak büyük hizmetlerde bulunarak, alkışı çoktan hak etmişlerdir. Bütün katılımcılara başarılar diliyor bilim dünyasına katkılarınızdan dolayı şükranlarımı sunuyorum.
Prof. Dr. Veysel EROĞLU
Çevre ve Orman Bakanı
|
ESKİ ÇEVRE
VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE’NİN ULUSLARARASI
ÇEVRE OLİMPİYATLARI (INEPO) ÖDÜL TÖRENİNDE
YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA
(09.06.2004- İSTANBUL) |
Değerli
Dostlarım, hepinizi selamlıyor, iyi akşamlar
diliyorum.
Fatih
Eğitim Kurumlarının onikincisini düzenlemiş
olduğu Uluslararası Çevre Olimpiyatlarını
bu yıl burada biraz önce salona girerken
projeleriyle anlamlandıran genç bilim adamlarını,
düşünce adamlarını, geleceğin dünyasının
yaşanabilir olması için daha genç yaşlarında
yola koyulmuş bu çocuklarımızı, öğretmenlerini
ve uluslarını kutluyorum.
Değerli
dostlar, insanların renkleri, dilleri, dinleri
farklıda olsa aynı dünyada yaşıyorlar. İnsanlar
çoğu zaman kendi başlarına kalınca dünyayı
tek başlarına onlara verseniz yetmeyeceğini
zannederler. Dünyanın 6 milyar insana dar
geldiğini zannederler. Günümüzün tüketim
alışkanlıkları dünya üzerindeki hiçbir şeyin
hiç bitmeyeceği üzerine kurulmuştur. Ülkelerin
gelişmişlik ölçüsü olarak tüketim oranlarına
bakılmaktadır. Ne kadar tüketiyorlarsa o
ülkeler o kadar gelişmiş oluyorlar. Günümüz
insanının en önemli hastalığı çılgınca tüketme
hastalığıdır. Elbette ki bunun bir sonu
var. Dünyadaki su, hava, toprak sınırsız
değildir. Ancak bu değerleri hiç bitmeyecek
gibi tüketen, kullanan insanoğlu yolun sonundadır.
Tehlike çanlarının çaldığını gören insanoğlu
irkilerek kendine gelmiştir, gelmek zorundadır.
Dünya Çevre Günü diye 5 Haziran ilan edildi.
Bütün uluslar 5 Haziran Dünya Çevre gününü
kutluyor. Aslında çevre denilen olgu yılda
bir gün, bir hafta olarak değerlendirilip
gündem oluşturacak bir olgu değildir. Çevre
yaşamın her anında süreklilik arz eden bir
olgudur. Çevre dediğimiz şey insanın dışındaki,
onun irtibatda bulunduğu her şeyi oluşturuyor.
İnsanlar denizin, atmosferin, toprakların,
ormanların tükenmek üzere olduğunu gördükleri
için Dünya Çevre Gününe gereksinim duydular.
Biraz
önce genç bilim adamların büyükleri hayrete
düşüren çalışmalarını bizlerin kafasında
da şimşekler çaktıracak projeler olarak
algılanması gerektiğini düşünüyorum. Bu
projelerden bilim kurumlarının fevkalade
istifade ederek, bu çocukları sahiplenerek
geleceğin dünyasının daha yaşanabilir olması
için, gelecek nesillerin en az bizim kadar
şanslı olabilmeleri için bugün fırsatın
hala var olduğunu görüyorum.
Bugün
bizim çevre ile ilgili yapmış olduğumuz
çalışmalara elbette ki bu küçük konuşmam
içerisinde geniş yer verecek değilim. Ama
bir gerçekliği kabul etmek gerek. Artık
Türkiye’de çevre olgusu düne nazaran bugün
biraz daha fazla kabul edilebilir bir kavram
haline gelmiştir. Çevre, artık daha ciddi
bir şekilde algılanıyor.
Çevre
ve Orman Bakanlığı olarak bizim yapmış olduğumuz
çalışmalardan birkaçına burada değinmek
istiyorum. Bunlardan en önemlilerinden birisi
ülkemizin 21. yüzyılda çölleşmemesi için,
topraklarımızın yaşanabilir bir ülkenin
toprakları olabilmesi için, verimli topraklarının
yok olmaması için biz 2003 yılında 170 milyon
fidan diktik. Bu yıl rakam 200 milyonu buluyor.
Çalışmalarımızın sivil toplumun bilinçlenmesi
ve toplumsal duyarlılığın artması ile daha
da yükseğe çıkacağı açıktır.
Denizlerin
kirlenmemesi için Türkiye bir çok uluslararası
çalışmaya imza attı. Çevremizdeki pek çok
ülke ile ortak deklarasyonlar yaptı. Bu
kadar çok toplantı ve anlaşma yapmamıza
rağmen çok önemli gelişmeler kaydettiğimiz
söylemek oldukça zor. Acı da olsa bu gerçeği
kabul etmemiz lazım. Bugün Karadeniz’in
ölü bir deniz Tuna hala ağır metalleri Karadeniz’e
taşıyorsa, Volga hala ülkelerin sanayi atıkları
Karadeniz’e taşıyorsa, Türkiye bir ucundan
bir ucuna bütün şehirlerdeki evsel atıklarını
Karadeniz’e atıyorsa siz ne kadar uluslarası
sözleşmelere taraf olun Karadeniz yok olmaya
devam edecektir. Eğer sizin belediyeleriniz,
sizin o kentlarda yaşayan insanlarınız bu
atıklardan ızdırap duymuyorsa, ben ne yapabilirim
diye düşünmüyorsa, bizim yapacak olduğumuz
şeyler takdir edersiniz ki sınırla kalacaktır.
Kentte
yaşamanın, modern bir ülkede yaşamanın,
insan gibi yaşamanın bir bedeli vardır.
Dünyada hiçbir şey bedelsiz değildir. Bu
bedele insanlar ortak olmak istemiyorlar.
Çünkü paranın yüzü sıcak herkes daha fazla
kazanmak istiyor. O yatırımlara ortak olmak
istemiyor. Çevre ve Orman Bakanlığın kaynakları
sınırlıdır. Belediyeler bölgesel birlik
kurarak, güçlerini birleştirerek düzenli
çöp depolama alanları kurabilir, kompost
tesisleri kurabilir ve buralardan enerji
elde edilebilir. Yapacakları çalışmalarla
oraların ve geleceklerin daha mamur olacağı
açıktır.
Önümüzdeki
3-4 yıl içerisinde Karadeniz deki tüm şehirlerin
düzenli çöp depolama alanlarını yapma kararlığında
olduğumuzu ve bu konuda kollektif bir bilincin
bizi motive etmesine ihtiyacımız olduğunu,
halkımızın bu konuda bize destek olması
gerektiğini belirtmek istiyorum. Biraz önce
Hanımefendinin ifade ettiği gibi Türkiye’de
medyanın çok önemli bir gücü var. Medyanın
bu konuda kollektif bir bilinç oluşması
noktasında daha fazla destek vermesini istiyorum.
Çünkü medya kamuoyu oluşturma sürecinde
sizden, bizden daha fazla etkili. Medyanın
bu konuda desteklerini bekliyorum. Ancak
şunu ifade edeyim ki biz Türkiye’de bu çalışmaları
yaparken dünya ile birlikte bu yolu yürümek
mecburiyetindeyiz. Eğer Türkiye AB sürecinde
kararlı bir şekilde yürüyecekse önümüzdeki
10- 15 yıl içerisinde yaklaşık olarak 40-
45 milyar Euro harcamak zorundadır. Bu rakam
ciddi bir rakamdır. Biz bu projelerin öncelik
sıralamasını yapmak için Türkiye’nin çevre
envanteri çıkartılacak, AB bu konudaki 16,6
milyon dolarlık hibe kredisini almak için
startımızı verdik. Türkiye elbette 4x4’lük
bir çevre hassasiyetine sahip bir ülke değil.
Ancak yol haritasını çizmiş ve kararlı bir
şekilde ilerliyor. İş de bir an önce bu
genç bilim adamları içerisinde bizim çocuklarımızın
da olduğunu gördüm.
Biz Türkiye’de çevreye olan duyarlılığımızı
bu Çevre Olimpiyatları münasebetiyle en
üst düzeyde burada dile getiriyoruz. Buraya
katılan 19 ülkenin çocuklarıyla gurur duyuyoruz.
En önemlisi şudur. Eğer çocuklarımızı ana
kucağından başlayarak onlara çevre kültürü,
çevre bilincini aşılayabilirsek Türkiye’nin
geleceği bugünkünden çok daha güzel olacak.
Böyle
mükemmel bir organizasyonu tertipleyen başta
Fatih Eğitim Kurumlarının değerli kurucularını,
değerli hocalarını ve bu projede akıllarıyla,
çalışmalarıyla güzel eserler koyan değerli
öğrencileri, bugün bizimle birlikte olan
değerli çevre dostlarını, bu olimpiyatın
bütün projelerini inceleyen değerli juri
üyelerini kutluyorum, onlara daha büyük
başarılar diliyorum. Ama burada belki yalnızca
dereceye girenleri alkışlayacağız ama ben
bu projeye katılan tüm çocukları ayakta
alkışlıyorum. Onların hepsi yaptıkları kutsal
çalışmalardan dolayı alınlarından öpülecek
çocuklardır. Onlar, geleceğin dünyasının
parlayan yıldızları olarak alkışı çoktan
hat etmişlerdir. Birinci olmak önemli değil.
Bu yolda kararlı olduklarını ortaya koymakla
hakikatten dünya insanlığına büyük hizmette
bulunmuşlardır. Sizleri ve bütün katılımcıları
bir kez daha takdir ediyorum. Hepinize iyi
akşamlar diliyorum.
OSMAN
PEPE
ESKİ ÇEVRE VE ORMAN BAKANI
| ÇEVRE
YÖNETİMİNE YENİ BİR BAKIŞ VE 11. INEPO
DÜNYA ÇEVRECİ GENÇLİK HAFTASI VE ULUSLARARASI
ÇEVRE OLİMPİYATI |
11-13
Nisan 2003 tarihleri arasında İstanbul2da
yapılan 11. INEPO Çevreci Gençlik Günleri
toplantısına katıldım. Türkiye'nin çeşitli
eğitim kurumlarından gelen öğrencilerin
çevreye bakışlarını ve çevre yönetim kavramını
algılamalarını, uygulamaya yönelik değerlendirmelerini,
çevrenin tüm boyutları ile yıllardır uğraşan
bir akademisyen olarak, hayranlıkla ve biraz
da öğrenerek izledim. Ulusal ölçeklerde
beğeni ile gördüğümüz çevre koruma ve yönetim
uygulamalarının uluslararası katılımla yapılacak
12. INEPO Dünya Çevreci Gençlik Haftası
ve buna bağlı Uluslararası Çevre Olimpiyatı'nda
çeşitli ülkelerden gelecek, geleceğin olası
bilim adamlarından oluşan genç katılımcıların
hazırladıkları projelerde küresel ölçeklerde
izlemek benim için heyecan verici olacaktır.
2000'li yılların çevre koruma ve yönetiminde
uygulanması zorunlu olan temel öğe insanın,
doğanın kendisine verdiği tüm olanakları
doğaya kalıcı zararlar vermeden kullanmasıdır.
60-70'lerde olduğu gibi doğayı refah için
kirlet, veya 80-90'larda olduğu gibi kullanmadan
gelecek nesillere sakla sloganları yerini
2000'lerde doğada insanın yapacağı olumsuz
etkileri en az düzeyde tutacak uygulamalara
öncelik ver, temiz teknolojiyi ve temiz
enerjiyi kullan sloganları almıştır. Çevre
yönetim ve korumaya yönelik bu yeni düşünce
sistemine yapılacak 12. INEPO Dünya Çevreci
Gençlik Haftası ve buna bağlı Uluslararası
Çevre Olimpiyatının katkıda bulunmasını
umar, tüm katılımcılara yarışmada başarılar
dilerim.
Prof.
Dr. TURGUT BALKAŞ
Fatih Üniversitesi Eski Rektörü
| YAŞANABİLİR
BİR DÜNYA İÇİN |
Rahat
yaşama arzusu ve bitmek tükenmek bilmeyen
isteklerle örülü bir hayatın ağlarına takılan
21. yüzyıl insanı, tabiatı tasarruf etmede
belli dengeleri koruyamayınca, evrensel
boyutta bir çevre sorunu ile karşı karşıya
kalmıştır. Sorunun evrensel olması, global
anlamda bir çevre bilincine gidilmesini
zorunlu kılmıştır.
insanlar bugün daha net anladılar ki: Hepimiz
aynı gemideyiz. Tek bir yaşam alanımız var.
Buna sahip çıkmak da hepimizin görevidir.
Bu bilinçle, INEPO Çevre Proje Yarışması,
14. kez ülkemizin
genç çevre gönüllülerini bir araya getiriyor.
Bilim adamlarının önümüzdeki 100 yıl içerisinde
öngördükleri, sıcaklığın artmasıyla deniz
seviyesinin yükselmesi sonucu meydana gelebilecek
iklim değişiklikleri; gıda temin etmede
büyük sıkıntılar çekilebileceği yönündeki
tahminleri; ozon tahribatıyla başta cilt
hastalıkları olmak üzere insanda görülmesi
beklenen değişik rahatsızlıklar; yine tarımda
meydana gelebilecek ürün verimliliğinin
azalması; bugün yaşanan küresel ısınmanın
%50'sinin tropikal ormanların ortadan kaldırılmasından
kaynaklanması gibi ilmi
tahmin ve beklentiler, tamamen insan kaynaklı
olumsuzluklardır. Bu olumsuzlukların giderilmesine
kayıtsız kalınmamalıdır.
Fatih Eğitim Kurumları'nın madden ve manen
desteklediği INEPO Çevre Proje Yarışması,
aynı zamanda bilim adamlarının geleceğe
ait karamsar öngörülerini, yaşanabilir bir
çevreye dönüştürmeye yönelik atılmış önemli
adımlardan birisidir. Bu yarışmanın katılımcıları
olan genç beyinleri, dünya çevre mirasına
katkılarından dolayı kutluyorum. Bugünün
genç nesli, geleceği kurmakla da yükümlü
olduğundan, omuzlarına aldığı sorumluluk
çok ağırdır.
Çevre koruma bilinci kazanmış ve çevre kültürü
ile yoğrulmuş, çevreyi korumakla ilgili
bilgiler ile donanmış siz aydın gençlerimize,
emeği geçen eğitimcilerimize, bu organizasyona
destek veren devlet büyüklerimize ve sponsorlarımıza
teşekkür ediyorum.
Yaşanabilir bir dünya, geleceğe yapılacak
en büyük yatırımdır.
İshak
ŞAHİN
Fatih Eğitim Kurumları
Genel Müdürü
Toplumun
büyük kesiminde çevre bilincinin oluşması,
çevre sorunlarının çözümünde belirli bir
önem taşımaktadır. Çevreci bilinç ise toplum-çevre
ilişkilerinde sorunları ve onların çözümlerini
yansıtan görüşlerin, kuramların tümüdür.
Ülkemizde bugün ortaya çıkan sorunların
ana nedenlerinden birisi, bilgi edinme ve
bilinçlenmede karşılaşılan eksikliklerdir.
Çevre bilincine sahip olmayan bir insan,
yaşadığı dünyayı kendisinden sonra başkalarının
da kullanacağını idrak edemez. Halbuki çevre
bize geçmişten kalan bir miras değil; korunması,
geliştirilmesi ve gelecek nesillere en güzel
şekilde devredilmesi gereken bir emanettir.
İnsanın şuurunda değişim olmadığı sürece
çevrenin kutarılmasıyla ilgili tüm planların
güzel bir istek olarak kalacağı düşüncesi
bugün artık herkes tarafından kabul edilmektedir.
Doğanın yeni durumu günden güne farklı bir
bakış açısının oluşmasına neden oluyor.
Çevrede insanlardan kaynaklanan birçok değişiklik
meydana geliyor. Bilim ve teknik devrimini
idrak eden kuşaklar, imkanların sınırsız
olduğuna fazlasıyla inanmıştır.
İçinde bulunduğumuz yüzyıl, birçok teknolojik
imkanları insanlığın hizmetine sunarken,
bir yandan da insanlığın ortak malı olan
çevreden geri getirilmesi zor, hatta imkansız
olan varlıklarıda alıp götürmektedir.
Hızlı nüfus artışı, buna bağlı olarak beslenme,
enerji, eğitim, çarpık kentleşme, sağlıksız
sanayileşme, azalan ve tükenen canlı türleri,
artan kirlilik ve iklim değişiklikleri dünyamızın
en önemli çevre sorunlarını oluşturmaktadır.
Gezegenimizin şiddetle tahribi insanlığın
kaçınılmaz yok oluşu gibi değil, insan bilincinin
daha çok bütünlüğe doğru gelişiminin kritik
merhalesi olarak değerlendirilebilir. Şimdiki
görüntümüzün yetersizliğini kabul etme ve
değişikliklere götüren ekolojik iç tepkilere
tepki gösterme zamanı gelmiştir. Her insanın
bilincine "Çevreyi Koruma Fikri"
nin girmesi gerekir.
12. INEPO Çevre Proje Yarışmasına katılan
gençlerin, yaptıkları çalışmalarla en iyii
tepkiyi verdiklerini görüyorum. Gelecek
yıllarda daha fazla gencin bu aktiviteye
katılması dileğiyle...
TALİP
BÜYÜK
Fatih Eğitim Kurumları
Eski Genel Müdürü
Vakit Geçmeden, Hemen Şimdi: Çevre Bilinci! |
Fatih Eğitim Kurumları olarak 16. kez ülkemize ve tüm dünyaya, çevre için sesleniyoruz. Bütün gayretimiz ve çabamız, bize emanet edilen dünyamızı, doğal güzelliklerini daha fazla kaybetmeden gelecek nesillere teslim edebilmek içindir. Madem bu dünya bizim, yaşanır hale getirmek de hepimizin görevidir.
Çölleşen topraklar, kirlenen hava ve sular, evsel ve sanayi atıkları çevreye gönül vermiş insanımız için artık kabus oldu. Aslında bu tehlike tüm insanlığı tehdit ediyor.
Geleceğimizi kurtarma adına çevre ve bilim aşığı gençlerimiz ve onların fedakâr öğretmenleri 16 yıldır girdiğimiz bu yolda bizi yalnız bırakmadılar. Çevreyi güzelleştirme ve dünyamıza nefes aldırma adına yüreklerini, emeklerini ortaya koydular. İNEPO onlarla dünyada çevre adına ses getirir oldu.
Gençlerin çevre konusundaki duyarlılığı bizim geleceğe ait umutlarımıza güç katıyor. Bu yılki ulusal yarışmamızda her zamankinden daha fazla bir ilgi ve alaka ile karşılaştık. İlk başvurularda hepsi birbirinden güzel beş yüzü aşkın proje geldi. Gönlümüz isterdi ki gelen bütün projeleri yarışmaya koyalım. Ancak imkânlarımız 130 proje seçmeye elverdi. İlgi gösteren tüm genç arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum.
Çevre adına çıktığımız bu yolda her zaman yanımızda olan, Çevre ve Orman Bakanlığımıza, Milli Eğitim Bakanlığımıza, Fatih Üniversitesine, ana sponsorumuz Bankasya yetkililerine, basın yayın kuruluşlarına ve bize destek olan çevre gönüllülerine teşekkür ediyorum.
Çevre adına önümüzde iç karartan tablolar olsa da henüz vaktin geçmediğine inanıyorum. Ülkemiz ve tüm dünya insanlarına çevre bilinci adına İNEPO ve emsali çalışmaların sayısının artmasını diliyor, tüm katılımcılara ve değerli jüri üyelerimize başarılar diliyorum.
M.Mansur DÜZDAĞ
Özel Fatih Fen Lisesi Müdürü
İnsanoğlu
geleceğe ait pek de iyi hayaller kurmuyor.
Başta sinema sektöründe işlenen konular
olmak üzere, sokaktaki insanların da ufuklarında
gelecek yaşamlara ait olumlu tablolar çok
az. Öncelikle başta iklim değişiklikleri
olmak üzere, ekolojik dengenin bizzat insan
eliyle tahrip edilmesi yarınlara ait olumlu
düşüncelerimizi yok etmektedir. Biz geleceğe
ait ümitlerimizi korumak istiyoruz. Çünkü
herşeyin temelinde insan faktörü var. Şu
an için göç edebileceğimiz başka bir gezegen
olmadığına göre dünya sakinleri tek akıl,
tek mantık ve tek gönül çevresinde toplanmalı
ve yarınlarımıza yaşanabilir bir çevre,
yaşanılabilir bir gelecek bırakılmalıdır.
Kurumumuzun felsefesi, kalkınmanın çevreci
görüşler çerçevesinde bina edilmesinden
yanadır. Teknoloji ve sanayileşmeyle birlikte
kaliteli yaşam koşullarının sürdürülmesi
için, çevreci düşüncenin başta eğitim hayatı
olmak üzere hayatın bütün alanlarına hakim
olması gerekmektedir.
Şu an için doğal yaşam için en büyük tehdit
olarak görülen iklim değişikliklerinin sebebi
olarak gösterilen karbondioksit gazının
küresel emisyonlarının azaltılmasından,
evsel ve ticari atıkların bilinçli bir şekilde
yok edilmesi veya geri dönüşümünü sağlamasına
kadar her alanda insan faktörü etkindir.
Eğitim kurumlarının sorumluluğu burada bir
kat artmaktadır.
İnsanın doğa üzerinde yarttığı tahribatı
bilinçli bir nesil giderme azmindedir. Fatih
Eğitim Kurumları bu sorumlulukla düzenlediği
Uluslararası Çevre Olimpiyatları ile evrensel
çevre bilincine katkıda bulunmanın gururunu
yaşamaktadır. Genç beyinler ürettiği projelerle
yarınları daha güzel karşılamanın hazırlığını
yapıyorlar. Yarınlar bugünden kurulur. Güzel
bir çevre, kaliteli bir yaşam, mutlu yarınlar
dileklerimle.
Mustafa
KARA
Fatih Fen Lisesi
Eski Müdürü
TEMİZ VE YAŞANABİLİR BİR ÇEVRE İÇİN…
|
Değerli Çevre Dostları,
Bank Asya olarak, Fatih Koleji’nin geleneksel hale getirdiği ve bu yıl onaltıncısı düzenlenen Uluslararası Çevre Proje Olimpiyatı’na destek olmaktan büyük gurur duymaktayız. Bank Asya, çevre konusunda genç kuşakları bilinçlendirmeye yönelik bu organizasyonun ana sponsoru olarak, eğitime ve çevreye verdiği önemi bir kez daha ifade olanağı bulmuştur.
Gelecek kuşaklara bırakacağımız en güzel miras, temiz ve sağlıklı bir doğadır. Ancak ne yazık ki, dünyamızın toprak, su ve hava gibi kaynakları, gelişen sanayi ve artan insan nüfusu tarafından aşırı ve dikkatsizce kullanıldığı için tükenmekte, kirlenmekte ve kullanılamaz hale gelmektedir.
Ekolojik Sistemin bir bütün teşkil ettiğini bugün hepimiz biliyoruz. Ekolojik dengedeki herhangi bir bozulmanın, bölgesel çapta da olsa, diğer bölgelere ve nihayetinde tüm sisteme etkisi kaçınılmazdır. İşte bu gerçeğin görülmesiyle, çevre sorunları zamanla bireyleri, toplumları ve devletleri de aşarak evrensel bir konu haline gelmiş, bu sorunlara uluslararası platformlarda çözüm aranmaya başlanmıştır.
İşte INEPO Uluslararası Çevre Proje Olimpiyatı, kısa sürede bu platformlardan biri haline gelerek gurur kaynağımız olmuştur. Dünya gençlerini hedef alarak onları çevre konusunda daha duyarlı hale getirmeyi kendine misyon edinen INEPO, gençleri çevre problemleri karşısında somut çözüm önerileri getirmeleri konusunda teşvik etmektedir. Dünyanın dört bir yanından gelen çevreci gençlerimiz, doğal hayatı korumaya yönelik projeleriyle, “çevre bilinci”ni gelecek kuşaklara da taşıyacaklarının ilk sinyalini vererek gelecek adına bizleri umutlandırmaktadırlar. Projeleriyle bu organizasyona katılarak geleceğimize sahip çıkan tüm çevreci gençlerimizi can-ı gönülden kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum.
Unutmayalım ki, temiz ve yaşanabilir bir çevre tüm canlıların hakkıdır.
Ünal KABACA
Bank Asya Genel Müdürü
|