|
ÇAY
DEMİNİN BOZULMA SÜRECİNİN GÖRSEL BİR İNDİKATÖR OLARAK TAKİP EDİLEREK,
ANTİOKSİDAN ve ANTİ-FOTOOKSİDAN MADDELERİN BU SÜRECE ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI
ve BELİRLENMESİ
Çalışmamızda
siyah çay deminin ışıktan bozulmasını etkileyen bekleme süresi, pH değişimleri,
sıcaklık, ışık etkisi vb. faktörler incelenmiş; indikatör olarak seçilen
tür, en fazla ışık yutmanın sağlanabilmesi için deme çabuk geçme, koyu
dem verme ve ışığa hassasiyet kriterleriyle belirlenmiştir. Bozulma sürecinde
bunlardan özellikle sıcaklığın etken olduğu, demin soğumaya bırakıldığı
sürenin önemli etkisinin bulunmadığı, pH değişimlerinin deney süresince
gözlenmediği tesbit edilmiştir. Bozulmanın takibi gözle yapılmış, lüxmetre
ile yapılan ölçümle karşılaştırılarak, bunun yeterli olduğu görülmüştür.
Indikatör olarak kullanılan standart konsantrasyondaki çay demi örneklerinde
bozulmanın başladığı sıcaklık ölçülmüş, bilinen bazı antioksidanların
ilavesinin, bu sıcaklığı düşürdüğü, yani foto-oksidasyonun daha zor gerçekleştiği
veya deneylerde kullanılan sıcaklık ve zaman aralığında hiç gerçekleşmediği
gözlemlenmiştir. Bozulmanın başladığı sıcaklığın, hiçbir antioksidan ilave
edilmeden ölçülen bozulma sıcaklığıyla karşılaştırılması, o maddenin antioksidanlık
ve anti-fotooksidanlık özellikleri hakkında fikir verici görülmektedir.
Antioksidan olup olmadığı bilinmeyen bazı maddeler de çay demi indikatörüyle
test edilerek, eğer varsa antioksidanlık etkileri diğer bilinen antioksidanlarla
karşılaştırılmıştır.
Çalışmamız çay deminin antioksidan maddelerin tesbitinde ve etki derecelerinin
diğer bilinen antioksidanlarla karşılaştırılmasında bir indikatör olarak
kullanılabileceğini ortaya koymuştur.
Çalışmamızda
siyah çay deminin ışıktan bozulmasını etkileyen parametreler ortaya koyulmaya
çalışılmış ve siyah çay demi indikatör olarak kullanılarak, antioksidan
ve anti-fotooksidan olarak adlandırdığımız, fotooksidatif süreci yavaşlatan
maddelerin tespit edilebilmesi amaçlanmıştır.

(ONLİNE BAŞVURU FORMU ALANLARINDAN 1.İLGİLİ RESMİ VEYA ŞEKLİ EKLE ALANINDAN
EKLENEN 1.RESİM)
Çay
Çeşitleri ve Sınıflandırılması
Siyah
çay, Camellia sinensis (Linneaus) O.Kuntze türünün farklı varyetelerinin
yaş çay yaprağı, tomurcuk ve bunlarla bitişik taze sap kısımlarının uygun
yöntemlerle işlenmesiyle elde edilen üründür.
Siyah çay polifenollerin enzimatik oksidasyonu ile elde edilir. Yeşil
çay eldesinde ise, çaydaki enzimler etkisizleştirilerek polifenollerin
oksidasyonu önlenir. Dünyada tüketilen çayın % 75'i siyah çaydır.
Siyah çayların sınıflandırılması partikül yapılarına göre olmaktadır.
İlk önce iki ana kategoriye bölünmektedir; yaprak (unbroken) ve kırık
(broken) çaylar.
Çay ticaretinin %95'i broken çaylar ile olmaktadır. Buna neden küçük partiküller
halinde olması, daha az yer kaplaması, daha sert ve koyu dem vermeleri
sayılabilir.
Siyah Çay Üretim Aşamaları
- Soldurma
Soldurma,
taze çay yapraklarının ihtiva ettiği % 70-80 oranındaki suyun % 50-55’e
düşürülmesi işlemi olup, siyah çay üretiminin zorunlu ve en önemli ilk
aşamasıdır.
- Kıvırma
Kıvırma,
solmuş çay yaprağının değişik çay imalat makinelerinde parçalanması, ezilmesi
ve bükülmesiyle hücre öz suyunun kıvrılmış yaprak yüzeyine yayılması ve
oksidasyonun başlaması işlemidir.
- Fermantasyon
Fermantasyon,
kıvrılan yaş çay yaprağının hücre öz suyunda bulunan kimyasal bileşiklerinin
oksidaz enziminin tesiri ile biyolojik değişikliğe uğrayarak siyah çayda
istenen renk, burukluk, parlaklık, koku ve aromanın oluşması olayıdır.
- Kurutma
Kurutma,
kıvrılmış ve fermente olmuş çay yaprağının fırınlanarak nem oranını %2-4
seviyelerine indirme işlemidir. Kurutmanın amacı, enzim oksidasyonunu
durdurarak, kazanılan özelliklerin ve oluşan maddelerin yitirilmesine
engel olacak ortamı oluşturmak, çayı depolanabilir, paketlenebilir ve
taşınabilir duruma getirmektir.
Foto-oksidasyon
Bir
indirgenmiş molekülün, ortamda moleküler oksijenin bulunması koşuluyla,
fotoliz adı verilen, foton yutarak kimyasal değişime uğraması ile başlayan
bir seri kimyasal reaksiyon sonucu okside olmuş bir forma dönüşmesidir.
Çayın
Kimyası
Oksidasyon sırasında birçok aroma arttırıcı öğeler oluşur. Bazıları çok
az miktarlarda olsa da, 300'den fazla aroma öğesi belirlenmiştir. Çaya
özellik kazandıran öğelerin başında metilksantinler gelir. Metilksantinlerin
çoğunluğunu kafein oluşturur.
Teobromin ve teofilin az miktarlarda bulunur. Çay yaprağının önemli bir
bölümünü polifenoller oluşturur. Bunların başında katesin, flanols, gallik
asit ve depsides gelir. Çayın rengini veren pigmentler, klorofil ve karotenoidlerdir.
Çaydaki minerallerin yaklaşık yarısı potasyumdur.
Demlenme sırasında kafein, organik asitler ve polifenol türevleri ve minerallerin
bir kısmı suya geçer. Demlenme süresi uzadıkça bu öğelerin suya geçen
miktarları da artar. Böylece çayın rengi koyulaşır ve tadı acır. Çayın
tadı polifenol türevleri ve kafeinden kaynaklanır.
Çayın demlenme sırasında suya geçebilen öğelerinden yararlanılır. Bunun
başında kafein gelir. İki-üç dakika 180 ml kaynar suyla demlenmiş çayda
30 mg civarında kafein bulunur. Demlenme süresi uzadıkça bu miktar yaklaşık
60 mg'a çıkabilir. İçilen sade çayda protein, yağ ve karbonhidrat
gibi makro besin öğeleri hemen hemen yoktur. Çay yaprağındaki B vitaminlerinin
% 80'i suya geçer. Ancak siyalı çaydan sağlanan B vitaminleri günlük gereksinmenin
çok azını (5 fincan çay % 2-7'sini) karşılayabilir. C vitamini fabrikalarda
oksidasyon sırasında kaybolduğu için siyah çayda yok denecek kadar azdır
Yeşil çay uygun koşullarda hazırlandığında C vitamini sağlayabilir. Günlük
içilen 5 fincan (her fincan 180-200 ml) yeşil çay insanın C vitamini gereksiniminin
% 25-30'unu karşılayabilmektedir.
Siyah ve yeşil çayda önemli miktarda E ve K vitamini bulunmasına karşın,
suda çözünmediklerinden içilen çayda çok az olduğu düşünülür. Çay minerallerden
potasyum ve flor için önemli kaynak sayılabilir. Bir fincan çay 60-70
mg potasyum ve 0.10 –0.12 mg flor sağlar. Alüminyum demleme sırasında
suya çok az geçer. Bir fincan çaydaki miktarı ortalama 0.4 mg'dır. Çay
manganez açısından zengindir. Bir fincan çaydaki miktarı 0.1-0.3 mg arasında
değişir. Diğer minerallerin suya geçen miktarları insanın gereksinmesine
fazla katkıda bulunmaz.
Polifenoller,
çayın önemli bir bölümünü oluşturur. Polifenollerin fizyolojik etkileri
farklı farklıdır. Okside olmamış polifenoller, "biyoflanoidler"
olarak bilinir Biyoflanoidlerin kılcal kan damarlarının dayanıklılığını
arttırdığı üzerinde durulmuş ve bunlar "vitamin P" olarak tanımlanmıştır.
Ayrıca, kafein katekolamin sentezini hızlandırırken, biyoflanoidler bu
öğenin yıkımını engellediğinden çayın antidepresan etkinlik gösterdiği
ileri sürülmüştür. Biyoflanoidlerin radyoaktif Sr 90'ı uzaklaştırarak
kemik iliğinde birikimini engellediği, dolayısıyla radyasyondan kaynaklanan
lösemi de koruyucu olduğu bildirilmiştir.
Siyah
çaydaki okside olmuş fenolik öğeler besinlerdeki hem olmayan demirin biyo
yararlılığını önemli ölçüde azaltırlar. Limon, C vitamini içerdiğinden,
fenollerin demir bağlayıcı etkilerini azaltmaktadır.
Çayla alınan kafein beyinde dopamin düzeyini arttırır ve katekolamin alıcılarını
duyarlılaştırır. Bu nedenle sinir sistemi uyarıcısı olarak kabul edilir.
Kafeinin sinir sistemi üzerine olan uyarıcı etkisi bireyden bireye değişir.
Araştırmalarda bazı kişiler, 150-200 mg kafein aldıklarında rahat uyuyamadıklarını
belirtmişlerdir.
Kafein kalp ve damar kaslarının kontraksiyonunu ve sinir uyarı ileticilerini
etkileyerek kardiyovasküler sistemi etkiler. Kafeinin bu etkisi adrenal
hormonlarının salınımıyla ilgilidir. Kafeinli içecek alındığında kalp
kaslarının kontraksiyonunun arttığı gözlenmiştir. Metilksantinlerden çayda
bulunan teofilinin kalp atım hızını arttırdığı gözlenmiştir. Kafeinli
içeceklerin idrar söktürücü etkileri de vardır. Kafein, metaholik hız
üzerinde etkilidir. Kafein vücutta yağ yıkımını hızlandırır ve kanda serbest
yağ asitleri ve gliserol yükselir. Kafein. yağ hücresini küçültmekte,
trigliserit miktarını azaltmaktadır. İnsanda kafeinli çay ve kahve alımının
kanda trigliserit düzeyini biraz düşürdüğü, kolesterol düzeyini ise yükselttiği
bildirilmiştir.
Aşırı kafein alımı vücudun kalsiyum dengesini olumsuz etkiler. Çayın potasyum
içeriği yüksektir. Potasyum sinir uyarılarının iletiminde, kasların kasılmasında,
normal kan basıncının ve vücudun su dengesinin sağlanmasında önemli rol
oynar. Çay, nitrat biriktiren bitkilerdendir. Nitrat karsinojen olan nitrozaminin
ön öğesi olması açısından önemlidir. İçilen çaya geçen nitrat miktarının
sağlık yönünden sakınca yaratacak düzeyde olmadığı bildirilmiştir.
Materyal
ve Yöntem
Deneyimizde
2 farklı çay tipi kullanılmıştır. OPA, pekoe. Çay demlemede her zaman
aynı marka kaynak suyu kullanılmıştır. Çay demleme alüminyum demlik ve
şeffaf cam demliklerde yapılmıştır.
Ortamın sıcaklık durumu termometre ile, ışık durumu lux metre ile her
çalışma için değerlendirilmiştir. pH kağıdı kullanılarak çayların fotooksidasyonu
sırasında ölçümler yapılmıştır. Antioksidan madde olarak limon (Askorbik
asit) ve hazır limon suyu, ALA (alpha lipoic asit), DMSO (dimetil sulfoksit),
aspirin oluşturulan deney gruplarına eşit miktarlarda karıştırılarak kullanılmıştır.
Damlalık, hassas terazi, buz kalıpları ve çeşitli sarf malzeme (eldiven,
aliminyum folyo, plastik ve cam çay bardağı) deneyin çeşitli aşamalarında
kullanılmıştır.
3
farklı marka siyah çay ile çalışılmıştır. Çaykur Rize, Hancı Gold Ceylon
Tea OPA.
Deneyde kullanılan Bilinen antioksidantlar,
- Taze sıkılmış
limon suyu
- Taze sıkılmış
portakal suyu
- Taze sıkılmış
greyfurt suyu
- Taze sıkılmış
mandalina suyu
- Taze sıkılmış
havuç suyu
- ALA alphalipoic
asit
- C vitamini
(kalsiyum C sandoz, veya tek başına C vitamini)
Deneyde
kullanılan anti-fotooksidan etkisi bilinmeyen ve indikatörümüzle test
edilen maddeler
- DMSO-Dimetilsulfoksit
- Asetil
salisilik asit, aspirin
- ALA-Alpha
lipoikasit
Deneyde
kullanılan donanım:
Otomatik çay demleme makinesi, cam ve metal demlik, termometre, pH kağıdı,
ölçekli silindir, mikropipet, damlalık, kronometreli saat, hassas terazi
(0.1 g), elektrik ampulü, lüx metre.

(ONLİNE
BAŞVURU FORMU ALANLARINDAN 2.İLGİLİ RESMİ VEYA
ŞEKLİ EKLE ALANINDAN EKLENEN
2.RESİM)
A-
Çay Deminde Bozulma Sürecine Etki Eden Faktörlerin Belirlenmesi ve Deney
Gruplarının Oluşturulması:
Çalışmamızın
ilk aşamasında, çay deminde renk değişimi ve saydamlığın kaybolmasıyla
gözlenen oksidasyon sürecini incelemek üzere bir seri deney yapılmıştır.
Sonuçlar kısmında ayrıca tartışılacak olmasına rağmen, bu deneylerden
bir kısmının sonuçları da deneyin daha iyi anlaşılabilmesi ve takibini
kolaylaştırmak için, deneyle birlikte verilmiştir.
Bu oksidasyon sürecinin, en azından kısmen, foto-oksidatif bir süreç olup
olmadığının da araştırılması amacıyla çay türü, demin konsantrasyonu,
ortam özellikleri ve örnek sıcaklığı, soğuma süresi, demde yutulan ışık
miktarı, pH gibi bu süreçte rol oynayabileceği düşünülen değişkenlerinin
etkilerini saptamaya yönelik deneyler tasarlanmıştır. Çaydaki bozulmaya
etki eden faktörlerin etkilerini inceleyebilmek için, her deneyde bunlardan
yalnızca biri serbest bırakılıp diğerleri sabit tutulmuştur.
İndikatör
olarak kullanılacak çay tiplerinin belirlenmesi
Çalışmanın
en az zaman ve malzeme harcanarak yapılabilmesi için kullanılması gereken
çay tipi ve marka belirlenmiştir. Bu amaçla kısa zamanda koyu renk dem
verebilen ve aynı ışık kaynağı karşısında en kısa zamanda bozulan üç farklı
marka çay arasından en ucuz olanı seçilmiştir. Koyu dem verme, ışığın
yutulmasını artırdığından tercih edilmiştir. Aynı şartlarda en çabuk bozulan
demi veren çay ise indikatör olarak en uygun olduğu için seçilmiştir.
Aksi taktirde, anti-oksidan malzemenin testi için uzun bir süre beklememiz
gerekecekti.
Çay örneklerinin farklı oksidasyon özellikleri göstermeleri, içeriklerinde
bulunan, listesi yukarıda verilen, antioksidanların çeşit ve miktarının
çaydan çaya değişmesinden kaynaklanıyor olarak düşünülebilir. Bu antioksidanların
çokluğu, o çay türünün zor oksitlenmesine yol açıyor olabilir.
-
Dem konsantrasyonlarının bozulmaya etkisi ve uygun konsantrasyonun belirlenmesi
İndikatör
olarak seçilen çaydan, her bir bardağa konulan çay deminin miktarları
eşitlenerek konsantrasyonun, dolayısıyla soğumanın ve ışığın yutulmasının
eşit olması sağlanmıştır. Her demlemede, kuru çay demliğe tartılarak,
eşit miktarlarda konulmuş, böylelikle farklı çeşit ve kalitedeki çayların
birbirleriyle karşılaştırılabilmesi mümkün olmuştur. Belirli bir çay türünün
indikatör olarak seçilmesinden sonra, seçilen çay için farklı çay demleme
konsantrasyonları hazırlanmıştır. 1:5, 1:4, 1:3 ve 1:2 çay/demleme suyu
oranları denenerek, yukarda bahsedilen indikatör seçimi ile ilgili kriterleri
sağlaması açısından 1:4 oranında karar kılınmıştır (bardak dolusu çay,
dört bardak dolusu su ile demlenecek).
Bardaklara demlerin doldurulması sırasında da dereceli silindir kullanılarak,
her bardağa eşit miktarda dem konulması sağlanmıştır.
- Sürecin
Foto-oksidatif bir süreç olduğunun gösterilmesi
İndikatör
olarak seçilen çaydan hazırlanan belirli konsantrasyondaki dem, whatman
süzgeç kağıdından geçirilerek toz ve parçacıklı kısımları süzülmüştür.
Daha sonra iki cam demliğe bölüştürülmüşlerdir. Cam demliklerden bir tanesi
ışık geçirmeyecek bir şekilde alüminyum folyo ile sarılmıştır. İki demlik
de, biri ışık almamak şartıyla aynı şartlarda soğumaya bırakılmışlardır.
Beşer dakika aralıklarla hem sıcaklık, hem de bozulma kontrolü yapılmıştır.
Aralarında dikkate değer bir sıcaklık farkı gözlenmemiş olan örneklerden
ışık almayanda bozulmanın belirgin şekilde geç başladığı, ışığa maruz
kalan örnekte gözlenen oksidasyonun en azından kısmen, foto-oksidatif
bir süreç olduğu anlaşılmıştır. Deney, biri gün ışığında olmak üzere iki
defa daha tekrarlanmış, aynı sonuca ulaşılmıştır.
- Ortamın
ışık miktarının ölçülmesi
Süreçte
ışığın önemi ortaya çıktıktan sonra, ölçülmesi zorunluluğu doğmuştur.
Çalışmamızın çeşitli aşamaları farklı zaman ve yerlerde, farklı aydınlatması
olan ortamlarda yapıldığı için her biri için ortamın ışık durumu elektronik
Lux metre kullanılarak değerlendirilmiştir. Ortamın ışık durumunun değerlendirilmesinde
geometri faktörünü ortadan kaldırabilmek amacıyla, dem konulacak bardak
önce boş olarak ölçüm noktasına yerleştirilmiş, Lux metre hemen arkasına
konularak bardağın hizasında ölçümler alınmıştır. Daha sonra bardak çay
demiyle doldurularak, ışığın bardağa geliş açısı ve Lux metre-ışık kaynağı
arasındaki mesafe değiştirilmeden ölçüm yapılmıştır. Güneş ışığının etkisini
incelemek için, bazı deneyler özel olarak gün ışığında yapılmakla beraber,
deney sistemini oturtmak için aydınlatması değişken olan güneş ışığının
etkisini ortadan kaldırmak üzere kuvvetli bir ışık kaynağı (elektrik ampulü)
kullanılmıştır.
120°C’ye
kadar ölçüm yapabilen bir termometre kullanılarak sıcaklıklar ölçülmüş,
ortam sıcaklığı ve nem değişiminin etkisini ihmal edebilmek için, ölçümler
klimalı bir odada 25°C’de gerçekleştirilmiştir.
- Zamana
bağlı değişimlerin incelenmesi
Bu
amaçla kronometre ve saat kullanılmıştır. Diğer parametreler sabit tutulduğunda,
özellikle dem sıcaklığı yeterince yüksek bir değerdeyse (indikatör olarak
seçilen çay için, 46°C’nin üzerinde ise), oksidasyonun başlaması çok uzun
sürmektedir. Başka bir söyleyişle, demde meydana gelen reaksiyonların
gözlenebilir bir renk ve saydamlık değişimine yol açması çok uzun zaman
almaktadır. Demde zamanla ortaya çıkan reaksiyonların etkisi, bizim deneylerimiz
için ışık yada sıcaklık gibi bir öneme sahip değildir.
Ancak, demleme süresi demin suya geçmesini etkilediğinden dolayı, önemli
bir değişken olarak karşımıza çıkmaktadır. İndikatör seçiminde en koyu
dem rengini vermek bir kriter olduğu gibi, indikatör olarak seçilen çay
türünün deminin de mümkün olduğunca koyu olması amaçlanmıştır. Gözlemler
sonucu 15 dakikalık bir demleme süresi bu amaca uygun olarak belirlenmiştir.
Renk ve dem koyuluğu gibi gözleme dayanan durumlarda tereddüde düştüğümüz
zaman, yukarıdaki şematik gösterime uygun biçimde, örnekleri lüx metre
kullanarak kantitatif olarak karşılaştırdık.
pH
değişiklikleri sıcaklığa bağlıdır. Bu nedenle, pH değişimleri sıcaklık
sabit tutulmak şartıyla, pH kağıdı kullanılarak tespit edilmeye çalışılmıştır.
Tablodan da görüldüğü gibi, oksidasyon süreci sırasında pH değerinde önemli
bir değişim saptanamamıştır.
B-
Bilinen Antioksidanlarla Çayın Bozulma Takibi Deneyleri:
Malzeme listesinde verilmiş olan bilinen antioksidanların deme belirli
konsantrasyonlarda ilavesi sonucu, oksidasyon sürecinin başlamasını zorlaştırdıklarından
dolayı, çay deminin bir indikatör olarak kullanılabileceğini saptadığımız
sınır şartların (46°C dem sıcaklığı) altında dahi oksidasyonun başlamadığı
görülmüştür. Oksidasyon ne kadar düşük sıcaklıkta başlarsa, ilave edilmiş
olan antioksidanın foto-oksidasyon süreci üzerindeki etkisinin o derece
fazla olduğu kabul edilebilir. Böylelikle antioksidan etkisini oksidasyonun
başladığı sıcaklıkla ilişkilendiren bir kalibrasyon eğrisi elde etmiş
olduk.
(ONLİNE BAŞVURU FORMU ALANLARINDAN 3.İLGİLİ
RESMİ VEYA
ŞEKLİ EKLE ALANINDAN EKLENEN
3.RESİM)
Çay
markası |
Deney
Grupları |
Deney
başlama ve bitiş zamanı |
Ortam
Işık Miktarı (lux) |
Ortamın
sıcaklığı (oC) |
Demlerin
pH değerleri |
Demde
görsel bozulmanın tespit edildiği süre (dk.) |
Çay
1, Çaykur Rize |
Grup1(Çelik
Demlikte kaynayan) |
9:30- |
0 |
100 |
4.2 |
|
Grup2
(Çay ocağı oda sıcaklığı karanlık) |
9:30- |
0 |
30 |
4.2 |
|
Grup3
(Çay ocağı oda sıcaklığı aydınlık, lamba) |
9:30- |
200 |
30 |
4.2 |
|
Grup4
(Aydınlık oda sıcaklığı, gün ışığı) |
9:30- |
1110 |
25 |
4.2 |
|
Çay
2, Hancı Gold Ceylon Tea, OPA |
Grup
1 (Şeffaf cam demlikte kaynayan, gün ışığı) |
9:30-16:00 |
210 |
100 |
|
|
Grup
2 (Aynı ortamda oda sıcaklığı, karanlıkda bekletilen) |
9:30-16:00 |
0 |
25 |
|
75 |
Grup
3 (Aynı ortamda oda sıcaklığı, gün ışığında bekletilen) |
9:30-16:00 |
210 |
25 |
|
60 |
10dkÇay
2, Hancı Gold Ceylon Tea, OPA (akşam tekrar) |
Grup
1 (Şeffaf cam demlikte kaynayan, lamba ışığı, 215 watt) |
19:10- |
90 |
100 |
|
|
Grup
2 (Aynı ortamda oda sıcaklığı, karanlıkta bekletilen) |
19:30- |
0 |
25 |
|
|
Grup
3 (Aynı ortamda oda sıcaklığı, lamba ışığında bekletilen, 215 watt) |
19:30 |
90 |
25 |
|
90
dk |
Grup
4 (Aynı ortamda oda sıcaklığı, lamba ışığında bekletilen, 215 watt,
10 damla limon sosu damlatıldı) |
19:30 |
90 |
25 |
|
10dk |
Grup
5 (Aynı ortamda oda sıcaklığı, lamba ışığında 19:30bekletilen, 215
watt, 10 damla gerçek limon suyu damlatıldı) |
19:30 |
90 |
25 |
|
10dk |
Grup
6 (bozulma başladıktan sonra limon suyu damlatıldı) |
|
90 |
25 |
|
5dk
içinde grup 4 ve 5 gibi bozulma gerçekleşti. Tekrar ısıtılınca ilk
anki şeffaflığına dönüyor |
Gözlemsel
bulgular ve yorumları
Çayda
bulunan antioksidant özellikteki kimyasallar
Çayda
çok sayıda antioksidan özelliği bilinen kimyasal bulunur. [1] Dr. Duke's
Phytochemical and Ethnobotanical Databases
http://www.ars-grin.gov/cgi-bin/duke/farmacy2.pl
veri bankasında çayda bulunan ve bilinen kimyasalları araştırdık. Bu kimyasallardan
aşağıdaki listeyi oluşturduk. Bu kimyasalların özellikle ışık etkisiyle
alakalı etki mekanizması olanlarının adlarını belirledik.
Bunlar:
Prooxidantlar: LYCOPENE Yaprak, LUTEIN Yaprak, CAFFEIC-ACID Bitki.
Sunscreen: ALLANTOIN APIGENIN CAFFEIC-ACID CHLOROGENIC-ACID RUTIN
VITEXIN THYMOL YaprakTHEAFLAVIN Yaprak 5 - 19 ppm Sürgün 11,200 - 14,000
ppmTANNIC-ACID Yaprak: SALICYLIC-ACID Yaprak: RUTIN Yaprak 1,200 ppm;
QUERCITRIN Yaprak: QUERCETIN Yaprak 10,000 ppm; Bitki: PROCYANIDIN-B-5-3,3'-DI-O-GALLATE
Yaprak 141 ppm; PROCYANIDIN-B-2-3,3'-DI-O-GALLATE Yaprak 160 ppm; PROCYANIDIN-B-2-3'-O-GALLATE
Yaprak 167 ppm; POLYPHENOLS Yaprak 222,000 ppm; PHENOL Yaprak: NARINGENIN
Sürgün: MYRICETIN Bitki: MYRCENE Yaprak: MALIC-ACID Yaprak: LYCOPENE Yaprak:
LUTEIN Yaprak: LUPEOL Seed: KAEMPFEROL Bitki: ISOVITEXIN Yaprak: ISOQUERCITRIN
Yaprak: HYPEROSIDE Yaprak: GALLIC-ACID Yaprak: EUGENOL Fruit: EPIGALLOCATECHIN-3-O-GALLATE
Yaprak 7,140 - 8,718 ppmEPIGALLOCATECHIN Yaprak 862 - 31,000 ppmEPICATECHIN-GALLATE
Yaprak 5,417 - 31,000 ppmEPICATECHIN-3-O-GALLATE Yaprak 3,077 - 3,188
ppmEPICATECHIN Yaprak 149 - 21,250 ppmCHLOROGENIC-ACID Yaprak: CARVACROL
Yaprak: CAMPESTEROL Seed: CAFFEINE Yaprak 3,810 - 93,000 ppm Sürgün 38,100
- 47,900 ppmCAFFEIC-ACID Bitki: APIGENIN Yaprak: ALLANTOIN Bitki: 4-TERPINEOL
Yaprak: (+)-CATECHIN Yaprak 85 - 12,700 ppm
(referans: Dr. Duke's Phytochemical and Ethnobotanical Databases: http://www.ars-grin.gov/cgi-bin/duke/farmacy2.pl)
Anti-fotooksidasyon
Etkileri Bilinmeyenlerin tespitinin yapılması
DMSO, ALA,Aspirin ve C vitamini denemiş, bunların karışımları hazırlanmış
ve her bir karışım da ayrı ayrı denemiştir. Hem aydınlık hem de karanlık
ortamda, ve de buz üstüne konularak da sıcaklığın etkisinin de bozulmayı
hızlandırılması sağlanmıştır. En tesirli anti-fotooksidan özelliğin DMSO’da
olduğu ALAnın ve çeşitli karışımların daha sonra geldiği gözlenmiştir.
- Işık miktarı
bozulma sürecinde önemli, ama sıcaklık daha da önemli.
- Sıcaklık
çok önemli, bozulma gerçekleştikten sonra tekrar ısıtılırsa yine aynı
şeffaf güzel görüntüye dönüyor, sıfırlanıyor ve kaldığı yerden aynı
zamanda bozulma gerçekleşiyor.
- Demleme
süresi de önemli
- Limonlu
olan tekrar ısıtılıp soğuduktan 30 dk sonra aynı bozulmayı gerçekleştirdi,
limonsuz olan ise
- Limon
suyu ve portakalsuyu+havuç karışımı eklenenler de limon suyunda daha
çok olmak üzere (bir diğer deney sonucu) çökelti oluşmuş ve limon suyu
grubu çökelti oluşumundan sonra nisbeten şeffaflaşmıştı.
- C vitamini
fotooksidasyonu hızlandırıyor, çünkü C vitamini kendisi ışıkta bozuluyor.
- Sıcaklık,
ışık (günışığı ve lamba), konsantrasyon ve zaman parametrelerine bağlı
bir değişim
- Kaynama
süreci arttıkça ışıkta oda sıcaklığına getirildiğinde demin gözlenen
bozulması çok daha hızlı oluyor
Her
deney öncesinde ortamın ışık akısı lux-metre ile tespit edildi.
Çayda sıcaklık azalması ile oluşan bozulma bütün şartlar aynı tutulup
tek değişken sıcaklık olduğunda tespit edildi. Hangi sıcaklıkta bozulmanın
başladığının belirlenmesi, bilinmeyen maddelerin anti-fotooksidatif rolleri
araştırılırken çok önemlidir. Karşılaştırmalar zamana bağlı sıcaklık azalması
ve bozulmanın hangi sıcaklıkta gerçekleşmekte olduğu karşılaştırılarak
rahatlıkla yapılabilir.
Çayda
fotooksidasyonu artıran maddeler tespit edildi. Fotooksidasyonu hızlandırıcı
rolleri araştırıldı. C vitamini kendisi çok kuvvetli bir antioksadan ancak
bozulma sürecini hızlandırıyor, çünkü kendisi de ışıktan bozulmakta.
Çeşitli
meyve suları ve sirke bozulmuş çaya daha sonra eklendiğinde bir takım
çökeltiler oluşmakta ve bozulmuş çayın rengi bir miktar şeffaflaşmaktadır.
C
vitamininin etkisini göstermek için yapılan deneyde, arkada sade sıcak
suya damlatılmış limon ve kontrol grubu olan hiçbirsey katılmamış dem
ile, önde C vitamini damlatılmış ışıkta ve karanlıkta bekletilen demler
gözlenmekte. Karanlıkta bekletilen aydınlıkta bekleyene göre daha geç
bozulmuştur.
Çeşitli
bilinen ve bilinmeyen antioksidantlar denendiğinde bozulma rahatlıkla
görsel olarak karşılaştırılabilmektedir.
DMSO(dimetil
sulfoksit), ALA (alpha lipoic asit, suda çözünen çok kuvvetli bir antioksidan),
C vitamini, aspirin gibi maddelerin fotooksidasyon bozulma sürecini nasıl
etkilediğinin gözlemleri. Bu gözlemler sırasında en etkili anti-fotooksidan
tesirin daha önce böyle bir özelliğine rastlamadığımız DMSO maddesinde
olduğunu çok net olarak gözlemledik.
Bozulduktan
sonra DMSO eklendiğinde tekrar eski şeffaflığına dönüyor ve yeniden bozulması
çok daha uzun sürüyor. Eklenen DMSO konsantrasyonuna bağlı olarak fotooksidasyon
hızı daha da yavaşlıyor.
Bu
çalışma sayesinde çok rahatlıkla ışıktan bozulma sürecini geri dönderebilen
maddelerin tespiti yapılabilmiştir. Bilinmeyenleri tespit ederken daha
önce anti-fotooksidan özelliğine rastlamadığımız DMSO maddesinin çok kuvvetli
anti-fotooksidan özellik gösterdiğini net olarak geliştirdiğimiz yöntemle
ortaya koyduk. Çok ucuz, çok basit ve herkes tarafından gözlemlenebilir
ve yorumlanabilir sonuçlar vermesi ve çok kontrollü olması açısından çok
kullanışlı bir anti-fotooksidatif tesir indikatör sistemi ortaya koyulmuştur.
(ONLİNE BAŞVURU FORMU ALANLARINDAN 4.İLGİLİ
RESMİ VEYA
ŞEKLİ EKLE ALANINDAN EKLENEN
4.RESİM)
- Dr. Duke's
Phytochemical and Ethnobotanical Databases
http://www.ars-grin.gov/cgi-bin/duke/farmacy2.pl
- “Beslenme
ve Sağlığımızda Çayın Önemi” Prof. Dr.Ayşe Baysal
http://saglik.tr.net/beslenme_sagligi_cay.shtml
|